Web sitemize hoşgeldiniz, 16 Haziran 2019

Sistemik Lupus Eritamatosus

http://www.uzmantv.com/lupus-sle-nasil-bir-rahatsizliktir
Sistemik Lupus Eritematosus; bir çok organ sistemini tutan otoimmun  bir hastalık olup en sık doğurganlık yaşında kadınlarda görülür. SLE   doğurganlık çağındaki kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 9 kat fazla görülür. Ancak çocukluk çağında ya da ileri yaşta kadın erkek arası görülme sıklığı birbirine yaklaşır.Sistemik Lupus Eritematosus’un ,kadınlarda erkeklere göre çok daha sık olması ve gebelikte veya postpartum dönemde SLE’un alevlenmesi, kadın cinsiyet hormonu olan östrojenin  hastalık da önemli olabileceğini gösteren gözlemlerdir.  Ancak tek başına hastalık gelişmesinden sorumlu değildir. Genel olarak genetik yatkınlığı olan bireylerde çevresel faktörlerin varlığında ortaya çıktığı düşünülmektedir. Klinik özelliklerine bakarsak;çoğu SLE’li   hasta yorgunluk ve bitkinlikten yakınır. Özellikle aktif hastalığı olan olgularda,hafif ateş ve taşikardi,isteksizlik,yaygın ağrılar,bulantı ve kusma bulunabilir. Bazılarında ise ,enfeksiyon olmadan da yüksek ateşler görülebilmektedir.  Eklem ve kaslar ,SLE’da en sık tutulan sistemdir. Genellikle bilateral (iki taraflı) ,simetrik ve sabah tutukluğunun eşlik ettiği eklem ağrıları vardır. Artrit,genellikle poliartiküler (çok eklemi tutan) ,simetrik ve gezici karakterdedir. En sık olarak ellerin küçük eklemlerini tutar.   SLE’da,çok çeşitli deri lezyonları gelişebilir.   SLE’lu olguların yaklaşık yarısında klinik bulgu veren böbrek tutulumu gelişmektedir. SLE’da böbrek tutulumu daha çok hastalığın ilk yıllarında görülür. Ancak,bu kural değildir;hastalığın ilk bulgusu olabileceği gibi çok seneler sonra da gelişebilir. Böbrek tutulumu genellikle asemptomatiktir. Ancak makroskopik hematüri,nefrotik sendrom veya böbrek yetmezliği geliştiği zaman,hasta tarafından fark edilebilir. Bu nedenle,ciddi böbrek tutulumlarının ortaya çıkarılması için hastanın yakından izlenmesi zorunludur.SLE’da,plöra (akciğer zarı)  ve akciğer tutuluşları ile sık olarak karşılaşılır.  Efor dispnesi ve öksürükten yakınan olgularda,özellikle sekonde Sjögren Sendromu veya sklerodermatöz değişiklikler varsa,interstisyel akciğer hastalığı araştırılmalıdır.SLE’un klinikte en sık görülen kalp tutuluşu,perikardittir (kalbi saran  zarının iltihabı).  SLE’da miyokardit ve koroner vaskülüti seyrek olarak görülen,ancak ciddi ve agresif tedavi gerektiren tutuluşlardır. Neden oldukları göğüs ağrısı,CK yüksekliği ve EKG değişiklikleri ile birbirinlerinden ayrılmaları sorun olabilir. Nedeni ortaya konamayan taşikardi (çarpıntı) ve kalp yetmezliği durumunda,miyokardit (kalp kası iltihabı) olasılığı düşünülmelidir. Koroner vasküküliti (kalp kasını besleyen damarların iltihabı) ise,daha çok hastalığın geç dönemlerinde ve ağır lupus karditi yani kalp tutulumu ile birlikte görülür. Nörolojik olarak tutulumda  çok farklı mekanizmalarla,zihinsel disfonksiyon ve konsantrasyon yeteneğinde azalma gibi minör bulgulardan;organik beyin sendromları,psikoz,konvülsiyon,inme ve koma gibi çok ciddi klinik tablolara kadar geniş bir yelpazeye dağılan klinik tablolar görülebilir

Prof.Dr.Sule Yavuz

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın